Sosyal medya mecraları, artık sadece sevdiklerimizle bağ kurduğumuz yerler değil; bunun yanı sıra hayatlarımızı, başarılarımızı ve fiziksel görünüşümüzü sergilediğimiz devasa bir dijital vitrindir. Ancak bu vitrinin arkasında, modern insanın ruh sağlığını tehdit eden sessiz bir kriz bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda artış gösteren bu durum, literatürde sosyal medyada karşılaştırma kültürü olarak adlandırılmaktadır.
Bu Kültür Nedir ve Neden Tehlikelidir?
Aslında bu kavram, bireyin kendi yaşam standartlarını veya fiziksel özelliklerini, başkalarının dijital platformlarda paylaştığı “idealize edilmiş” görüntülerle kıyaslamasıdır. Psikolojide Sosyal Karşılaştırma Teorisi olarak bilinen bu durum, sosyal medyanın hızıyla birleştiğinde bireyleri sürekli bir yetersizlik döngüsüne sokar. Sonuç olarak kıyaslama alışkanlığının derinleşmesi, bireyin özgünlük algısına ve özgüvenine ciddi zararlar verir.

Dijital Kıyaslamanın Görünmeyen Zararları
Sürekli başkalarının “en iyi anlarına” maruz kalmak, farkında olmadan şu psikolojik etkileri tetikler:
- Yetersizlik Hissi: Örneğin, başkalarının lüks tatilleri, kişinin kendi ilerlemesini “başarısız” görmesine neden olur.
- FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu): Herkesin sürekli eğlendiği algısı, bu nedenle bireyde derin bir sosyal dışlanma kaygısı yaratır.
- Beden Algısı Bozuklukları: Filtrelerle kusursuzlaştırılan yüzler, dolayısıyla doğal olanın “eksik” kabul edilmesine yol açar.
Ayrıca, daha fazla bilgi için ruh sağlığı ve teknoloji üzerine yapılan akademik çalışmalara da göz atabilirsiniz.
Filtreli Gerçeklik: Dijital İllüzyon
Bilinmelidir ki sosyal medya içerikleri hayatın tamamını değil, sadece “en iyi anlar seçkisini” yansıtır. Kimse sabahki yorgunluğunu veya yaşadığı hayal kırıklıklarını estetik bir kareyle paylaşmaz. Bu durum, izleyici tarafında söz konusu kültürün etkisiyle “herkesin hayatı mükemmel” algısını yaratır. Oysa ekranın arkasında herkes benzer insani zorluklarla mücadele etmektedir. Nitekim benzer bir durumu incelediğimiz sosyal medya bağımlılığı yazımızda da bu konuya detaylıca değinmiştik.
Sosyal Medyada Karşılaştırma Kültürüyle Nasıl Başa Çıkılır?
Dijital dünyada ruh sağlığınızı korumak için şu stratejileri uygulayabilirsiniz:
- Bilinçli Takip (Kurasyon): İlk olarak, size kendinizi kötü hissettiren hesapları takipten çıkarın.
- Dijital Detoks: Günlük kullanım limitleri belirleyerek gerçek dünyaya vakit ayırın. Bu noktada, sitemizdeki Dijital Detoks Rehberi size yol gösterebilir.
- Kendi Yolculuğunuza Odaklanın: Kısacası, tek rakibiniz dünkü kendiniz olmalıdır.
Sonuç
Özetlemek gerekirse, dijital dünyadaki bu kıyaslama tuzağı çağın kaçınılmaz bir parçası gibi görünse de farkındalık en büyük silahtır. Çünkü ekrandaki görüntülerin birer “kurgu” olduğunu hatırlamak, dijital refahınızı artırmanın ilk adımıdır. Kendi değerinizi, başkalarının beğeni sayılarıyla ölçmeyi bıraktığınızda nihayet özgürleşirsiniz.
REFERANS:
psychologytimes.com.tr/sosyal-medyada-karsilastirma-kendimizi-neden-bu-kadar-yoruyoruz/







